ergül dağcı şiir klipleri
26/6/2009 · Kategori: siirlerle
ERGÜL DAĞCI ŞİİRLERİ
şiirleri dinlemek için alttaki linkleri tarayıcınızın adres çubuğuna yapıştırın
yusuf kepezin hazırladığı ergül dağcı resimli şiirlerinden oluşan bir slayt
http://www.facebook.com/video/video.php?v=1148867716641&ref=m
yazan ergül dağcı-yorum yusuf ziya leblebici-şiir alacaklı haykırışı
http://www.facebook.com/video/video.php?v=1148867716641&ref=mf#/video/video.php?v=1100051976278&ref=mf
lütfen
3/12/2007 · Kategori: siirlerle
LÜTFEN
Insanım elbette umutlarım var
kimbilir çok güzel yarınlarım var
belkide karanlık bu beni bağlar
üzerime kabus gibi çökmeyin lütfen
hayat zorluk verdiyse ben çekiyorum
kimseye yakınıp dertlenmiyorum
ne merhamet ne sevgi beklemiyorum
istemem bana yardım etmeyin lütfen
yıkılmam hırslarım koruyor beni
o hırs ki durdurur akan selleri
kağıt yapar yırtarım tüm engelleri
önüme engel koyup durmayın lütfen
alay ediyorum farkında mısınız
gözümde küçük birer yaratık sınız
muhattabım dahi olamaz sınız
yıkılın karşımdan gülmeyim lütfen
3 aralık 2007 ergül dağcı
ülkem
3/12/2007 · Kategori: siirlerle
ÜLKEM
Verilmiş ateşe her zerresinden
dumanlar tütüyor yanan ateşten
yeşiller kan olmuş mutluluk elem
tutuşmuş eteği yanıyor ülkem
batıdan doğuya dört yanda savaş
satıldı varlık umut halk yavaş yavaş
durun kemirgenler nedir bu telaş
aç fareler sarmış yeniyor ülkem
kol geziyor ölüm boz dağlarında
yılanın zehiri şah damarında
zehir almış kanının her damlasında
son çırpınışlarını veriyor ülkem
yangını söndürmüştük el birliğiyle
yılanı öldürmüştük tüm gücümüzle
devranı döndürmüştük yüreğimizle
90 yıl önceyi arıyor ülkem
ergül dağcı 08 ekim 2007
ertana
3/12/2007 · Kategori: siirlerle
ERTANA
Yeni bir arkadaşlık yeni bir heyecan
dostluk bülbülleri dolsun bahçemiz
açsın güzel yüzünde güller bir yaşam
en uzağa gitsin varsa kederlerimiz
yazarsın satır satır anlayan olmaz
konuşmak istersin dinleyen olmaz
kalbin alışkın ancak bir gün dayanmaz
sessiz çığlıklarını kimseler duymaz
bende aynı yoldayım anlarım seni
yıkılmamak uğruna direnmeni
en zor zamanında bile gülmeni
meydan okurcasına alay etmeni
üstünsün benim için bir arkadaştan
etkilenmez bu dostluk zalim yıllardan
siyahsız pespembe bir roman gibi
sayfa sayfa yazarız dostluğumuzu tarihe ertan
16 ekim 2007 ergül dağcı
kaptan
3/12/2007 · Kategori: siirlerle
KAPTAN
Deryaların içinde süzülen gemi
derim deryalara beni de salsan
sonra düşünürüm yorgun kalbimi
boşver unut gitsin uğraşma kaptan
Kanadı kırılmış martılar gibi
güçsüzüm küçük dalgalar gibi
kıyıda çırpınan balıklar gibi
yıkılmış kalbimle dalaşma kaptan
gitsem oralara görmem gerekir
sıladır hasret kokar dönmem gerekir
onada yetmez ömrüm ölmem gerekir
iyisimi bana hiç bulaşma kaptan
kimler geldi acıyı dindiremedim
acı ilaçlar verdi gelen her hekim
tüm gücümle catıştım ama yenildim
şu inatçı yürekle savaşma kaptan
köpür köpür dalgalar çağırır seni
hiç dalga izlemedin belki karadan
hürriyetin herşeyin deniz ve gemi
küsmüşsün karaya barışma kaptan
deniz coşkun bugün yalnızlığımdan
yalnızlığım kalmış uzun yıllardan
ne o bekleyen mi var karşı kıyıdan
ben yalnızım sende kavuşma kaptan
15 ekim 2007 ergül dağcı
17/10/2006 · Kategori: siirlerle
AĞRIYORDU SOL YANIM
Pembe gece bitti uyan ey dostum
Güneş açtı sen hala ruyada mısın
Bölmedim uykunu yıllarca sustum
Ağrıyordu Sol yanım farkında mısın
Malesef hiçbir şey mükemmel değil
Küçük ilizyonlarla sen öyle sandın
Mutluluk verirken sana bin şekil
Ağrıyordu sol yanım farkında mısın
Unutmuşum kendimi seni yaşarken
Beni bir an olsun hatırlar mısın
Hiç kimse ayıramaz diye şiir yazarken
Ağrıyordu sol yanım farkında mısın
Biteceği belliydi başka yol yoktu
Rüyan öyle tatlıydı uyanamadın
An geldi sabrımın süresi doldu
Ağrıyordu sol yanım farkında mısın
Yarama bastığında sancıyla yandım
Güldü yüzüm içim kavrulsun yansın
Kırıldı dişlerim yinede sıktım
Ağrıyordu sol yanım farkında mısın
Üzgünüm artık bu oyun bitti
dekor ve kapanan perdeler yansın
Omzuna yaslanmıştım hani
O son resim karesi
Ağrıyordu sol yanım farkında mısın
ERGÜL DAĞCI 15 HAZİRAN 2006
BEBEĞİM
ilk kucağıma aldığımda seni
büyüttün bendeki beni
gördüğümde o küçük gözlerini
bebeğim içim titredi
hep yanında olacağıma yemin ettim
sana güzel bir hayat vaadetmişim
asla tutamayacağım sözler vermişim
affet beni bebeğim özür dilerim
benden olmayacak farkı hayatının
seninde
alacaklar elimden ilk başta okul diye
birgün sevdaya dalıp beni unutacaksın
o sevgiyi dünyanın merkezi sayacaksın
aldanıp kahrolmayı ilk kez yaşayacaksın
yüklenecek omuzuna sorumluluklar
ekmek aş üzerine birde çocuklar
namus haysiyet şeref vede onurlar
yok olacak içinde bu tip kavramlar
eğilmeyi bilmezsen hapse atarlar
çok çabuk geçecek o uzun yıllar
yüzünde çizgiler saçında aklar
sonrası hastalıklar
vede yataklar
gülmez olur yüzüne o gülen dostlar
kuytu bir köşede cesedini bulurlar
işte yavrum hayatını anlattım sana
aksini söylesemde sakın inanma
hoşgeldin bebeğim böyle bir dünyaya
burada ister yaşa
ister yaşama
ERGÜL DAĞCI 1 EYLÜL 2005
BUZ TUTAN YÜREK
kalbim buz tuttu ilk baharında
artık her sey soğuk her sey anlamsız
bir benmi fazlayım koca dünyada
simdi yasıyorum ben renksiz ışıksız
kalemi alırken titriyor elim
bir tek kelime bile yazamıyorum
bülbülleri bile ağlatan dilim
ne oldu bir cümle kuramıyorum
gönlüm taşlaştı artık hısler yok oldu
sevgi dostluk nedir bilemiyorum
eskiden kinlenir kızardım ama
artık nefret bile edemiyorum
14 kasım 2003 ERGÜL DAĞCI
DEFOL GİT
ben sana sığılarda bir sevda büyütmüştüm
sevdam tam büyümüşken bir sözünle öldürdün
bununlada kalmadı elaleme güldürdün
ve ben senin küçük bir böcek olduğunu gördüm
o an anladımki seni gözümde büyütmüşüm
gözümde büyüyen seni kalbimde öldürdüm
arama bulamazsın o ateşi söndürdüm
artık gözümde nesin bir kene bir bit
söktüm kalbimden seni hayatımdan defol git
ERGÜL DAĞCI 18 MAYIS 2005
DOSTLARA VASİYET
hatalarım oldu benimde
affedilmez hatalar değildi onlar
sözüm vardı söylenecek birgün belkide
söylemeyeyim diye susturdular
dünyayayı sevmekti tek suçum benim
hakça paylaşımdı bir tek emelim
bu yangınla yandı tüm hayallerim
yaşatsın felsefemi sevdiklerim
evet size emanet sevgiler düşler
bilinki vurulsada ölmez yiğitler
boğulan olacak gözyaşlarına
belki ölümümden asırlar sonra
şimdi nefretle vuran başlarsa ağlamaya
ey fikrimi paylaşan sakın inanma
hem yer hemde ağlar bilirim
bütün timsahlara selam ederim
ERGÜL DAĞCI 6 NİSAN 2005
EY
KARANLIK
ey karanlık sen sevgi nedir bilirmisin
bilemezsin
cünkü sen tüm güzellikleri yutan bir kara deliksin
hiçbir karanlık sonsuza dek sürmez bunu bilesin
bir gün doğacak güneşin aydınlığında sen
kara bir böcek gibi ezileceksin
ERGÜL DAĞCI 23 EYLÜL 2003
ÖZET
benimdir yakıcı yazlar
ömrümün bu devresinde
bitti serin baharlar
şu yaşam çeşmesinde
hayat taze olsada henüz gözlerimde
bilirim yaklaştığını son baharın
sesini duyarım artık yaklaşan fırtınanın
baharı yaşamamış
sıcak yazında yanmış
ellerinde yalnızca sonbaharla kış kalmış
yaşanmamış bir ömrün yaşanmamış bedeli
işte budur dostlarım hayatımın özeti
ERGÜL DAĞCI 8 HAZİRAN 2005
YAŞAMAYA HENÜZ YENİ BAŞLADIM
Ölmeden öldürüp mezar kazanlar
Bilmezler ben nice çakal avladım
bilsinler ki canıma o göz koyanlar
Yaşamaya henüz yeni başladım
İnançlarım var yıpratılmamış
Yerler var gideceğim ulaşılmamış
denizlerim masmavi hiç bulanmamış
Yaşamaya henüz yeni başladım
Öğütlerim var öğretilmemiş
Rüyalarıma kabus girmemiş
Yüreğim nefretle zehirlenmemiş
Yaşamaya henüz yeni başladım
Benim Hayallerim hiç kurulmamış
Gerçeklerim ise yaşatılmamış
Bir hayatım var ki dokunulmamış
Yaşamaya henüz yeni başladım
Berrak gökyüzüme bulut girmemiş
Toprağıma bir damla yağmur düşmemiş
Rüzgar efil efil bana esmemiş
Yaşamaya henüz yeni başladım
Sıcakların keskinliği bile yakmamış
Soğuklar titretip ruhum donmamış
Bende ay doğupta güneş batmamış
Yaşamaya henüz yeni başladım
Daha çok vadiler atlayacağım
Yıpratıp yıkacaklar kahrolacağım
Koyulan Engelleri elbette aşacağım
Yaşamaya henüz yeni başladım
ERGÜL DAĞCI 26 05 2006
birkaç şiir
13/6/2006 · Kategori: siirlerle
ONURUMU SATMAM SİZE
som altınlar sizin olsun
yaz baharlar yeter bize
euro dolar sizin olsun
onurumu satmam size
bizim tek servetimiz
yıllardır böyle bilmişiz
uğruna bedeller ödemişiz
onurumu satmam size
mahpus olup yatsam bile
ateşlerde yansam bile
darağaca assan bile
onurumu satmam size
beni anlamanız zordur
sizce herşey para puldur
fikrim benim onurumdur
onurumu satmam size
dünyamı karartsanız
işkenceler yapsanız
timsahlara atsanız
onurumu satmam size
fikirleri yıprattınız
içlerini boşalttınız
onursuzlar yarattınız
onurumu satmam size
ERGÜL DAĞCI 30 MART 2005
YARALI ŞAHİNİN FERYADI
ben bir kuştum vurdular
kanadımı kırdılar
onlar aç birer yamyam
hain zalim avcılar
kuş değil şahindim ben
korkum yoktu ölümden
yamyam sürüngenlere
bakardım yükseklerden
uçamasamda şimdi
yükseklere dağlara
onlar bir avuç yılan
aman vermem onlara
uçmasamda ardımda
milyonlarca şahin var
vurmakla bitmez onlar
tükenmez ey avcılar
ERGÜL DAĞCI 16 MART 2005
ŞEREFSİZİN ÇOCUĞU
vatandaşım unutmuş salamı sucuğu
limuzinle geziyor şerefsizin çocuğu
millet çakıl taşını zeytin ekmek sayarken
kara yüzler sayıyor mücevheri boncuğu
ERGÜL DAĞCI 1 EKİM 1998
NEDEN
neden bu haykırış
bu feryat neden
bir cağ yangını bu
bu afet deprem
henüz bir yaşını bile görmeyen
bebekler ölüyor
bu vahşet neden
neden bu savaşlar
bu acı neden
anaların hali beter ölümden
bin bir emekle büyüyen evlat
kefenle geliyor bu acı neden
neden bu hüzün
gözyaşi neden
umutlar taşsın bütün gözlerden
silahlar bombalar tutan ellerden
çiçekler dökülsün
bu kavga neden
neden bu ihtiras
bu hırslar neden
milyarlarca insanı katletmek neden
en fazla yüz yil ömrü olan bir beden
iyi yaşasın diye
o bedenki sana dünyadan hediye
dünyayı zindana cevirmek neden
kızmayın ağalar beyler kızmayın
banada boşuna ceza yazmayın
yazsanızda susmam zaten
gecirdiniz bütün işkencelerden
korkarimda belki susarım diye
yılmadım işte karşınızdayım yine
binlerce yildan beri soruyorum size ben
neden neden neden nedeeeeen
ERGÜL DAĞCI 19 şubat 2004